Ege Orman Vakfı 1000 Fidan
Röportajlar
Fatoş HÜSEYİNCA ile Röportaj Gerçekleştirdik PDF Yazdır e-Posta


Kariyer ve Yönetim Kulübü Basın-Yayın Takımı 'ndan arkadaşlarımız İnci Akü İnsan Kaynakları Müdürü  Fatoş HÜSEYİNCA ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdi.

inci_foto

1. Merhaba Fatoş Hanım bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Ege Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Mezunuyum. İngilizce uzmanı olarak mezun oldum, bunun yanında öğrencileri ve paylaşmayı sevdiğim için öğretmenlik formasyonu da aldım. Mezun olduktan sonra Amerika’da bilgisayar eğitimi aldım. Döndükten sonra Amerikan Hava Kuvvetlerinde işe başladım. Burada yabancılar ile ilgili insan kaynakları işini yaparken bu işi çok sevdim ve insan kaynakları alanında iş hayatıma devam ettim. Philip Morris, Amway, Gallaher, Cevher Grubu gibi İzmir’in önde gelen firmalarında insan kaynakları yöneticisi olarak çalıştım. 2007 den beri de İnci Akü İnsan Kaynakları Müdürlüğü görevini yürütmekteyim. Aynı zamanda maddi durumu yetersiz üniversite öğrencilerine İngilizce dersi veriyorum. Manisa’da sosyal sorumluluk kapsamında üniversite öğrencilerine İş Yaşamında Mülakat ve CV hazırlama teknikleri gibi eğitimler vermeye devam ediyorum

2. Genellikle üniversitelerde teorik bilgi veriliyor. Şirketler ise mezun olan öğrencilerin sadece teorik bilgi ile donanmasından şikâyetçi. Siz bu konuda öğrencilere neler öneririsiniz? İşe alımlarda nelere dikkat edersiniz?

İnci Akü olarak yeni mezun öğrencileri kendi bünyemizde işe alıyoruz, öğrencilerin kendi mezun oldukları teknik dallarda staj yapmaları çok önemli. Yeni mezun biri teorikte yeterince bilgi alıyor. Önemli olan pratikte tecrübe kazanmış olması. Bunun için öğrencilerin staj yapmalarını veya bir şekilde kendilerini geliştirmelerini öneriyorum. Yasalardaki son değişikliklerle genellikle şirketler zorunlu stajları kabul ediyorlar ama bu öğrencilerin kendilerini geliştirmelerine engel değil. Her yaptığınız iş size bir şey katıyor. Herhangi bir işyerinde yaptığınız part-time iş, yazın bir otelde yaptığınız garsonluk, resepsiyonda yaptığınız bir çalışma, verdiğiniz özel dersler hepsi bizim için çok önemli. Bunlar mülakat sırasında iş hayatına atılan kişilerle ilgili fikir veriyor.

Günümüzde işe alım kriterleri olarak çok farklı bakış açıları var artık. Örneğin bir yabancı dil yeterli değil, mutlaka yanında farklı bir yabancı dil bilgisi gerekiyor. Gençlerimizin araştırmacı olup gelecekleri ile ilgili kendilerine hedef belirlemeleri gerekiyor. Bu hedefleri doğrultusunda ihtiyaç olan farklı bir yabancı dil olabilir. Örneğin ikinci dil olarak Rusya ile daha yakın ilişkileri olan bir sektörse eğer Rusça bilgisi bir avantaj oluyor. Aynı durum Çin, Japonya veya Arap ülkeleri ile iş ilişkisi içinde olan sektörler için de geçerli. Müşteri kendisiyle aynı dili konuşan birini bulduğu zaman karşısında bir adım öne geçmiş oluyor. Bundan dolayı da bu dilleri akıcı kullanan adaylar avantaj sağlıyor.

Biz seçimlerimizde aynı zamanda adayın sosyalliğine de çok önem veriyoruz. Adayın okul sıralarında katıldığı aktiviteler, yaptığı çalışmalar, kazandığı ödüller, başarılar bunların hepsi bana göre önemli kriterler. Sosyal Sorumluluk projeleri çok önemli, örneğin Engellilerle ilgili projeler, çevre projeleri, çocuk yuvaları, yaşlılar yurdu v.b gibi projelerde çalışmış olmak adayın bir adım öne çıkmasını sağlıyor.

3. İnternet ve teknolojinin de etkisiyle küresel rekabet ortamında e-insan kaynağı olarak tanımlanan yeni bir alan ortaya çıktı. İnci Akü olarak internet ve teknolojinin insan kaynaklarındaki kullanımı nedir?

Dünyadaki pek çok işletme gibi İnci Akü de insan kaynaklarına ait bilgileri saklamak ve işlemek için elektronik insan kaynakları sistemlerini kullanmaktadır. Böylelikle insan kaynakları ile ilgili düzenlemelere harcanan zaman ve masrafların azaltılabildiğine inanıyorum. Bu sistemler, istenen bilgilere kolay ulaşılmasını ve bilgilerin çeşitli analizlerle düzenli olarak raporlanmasını sağlayarak, hem bizim, şirket olarak, rekabet avantajımızı önemli ölçüde arttırmakta hem de biz insan kaynaklarının daha stratejik konulara yoğunlaşabilmemize imkan tanımaktadır.

4. İnsanlar bir ürünü aldıklarında genellikler akıllarına gelen ilk şey ürünüm bozulduğunda ne yaparım sorusudur. Sizin bazı ürünlerinizde 2 bazı ürünlerinizde de 3 yıl garanti süreniz var. Sizce İnci Akü’nün marka değeri yaratmasında yetkili servisin rolü nedir?

Araçlarımızda kullandığımız akülerde yıllar boyunca önemli teknolojik gelişmeler yaşanmış ve akülerin çoğu kullanım ömrü boyunca “Bakım Gerektirmeyen” bir yapıya kavuşmuştur. Sektöründe teknolojik gelişmelerde öncü olan firmamız, geçtiğimiz yıl geliştirdiği “Nano Kristal Teknolojisi”ne sahip özel bir karışım sayesinde sektörde ilk defa “3 Yıl Garanti” uygulamasını başlatmıştır.

Ancak doğaldır ki her araçta kullanım süresi boyunca, kullanımla doğrudan bağlantılı olmakla birlikte, birçok parça gibi akülerde de bazı sorunlarla karşılaşılabilir. Bugüne kadar yaşadığımız sorunlar çok büyük bir oranda kullanım sırasında yapılan hatalardan kaynaklanmaktadır. Özellikle araç çalışmıyor iken elektrik tüketicilerinin kullanılması, fonksiyonu sadece başlangıçta aracı çalıştırmak olan akülerde, fazla deşarja neden olabilmektedir. Bu gibi sorunlar da dahil olmak üzere yaşanan problemlerde İnci Akü Yetkili Servisleri müşterilerimize her türlü hizmeti vermek üzere yurt genelinde konumlandırılmışlardır.

Müşteri gözüyle konuya baktığınızda yaşadığınız sorun ne olursa olsun sıkıntınızı anlatabileceğiniz bir “Yetkili Servis” olmalıdır. Sorunun incelenip detaylarının size anlatılması ile problemin kaynağını öğrenirsiniz ve garanti kapsamında bir hata ile karşılaşmışsanız ürününüz hızlı bir şekilde değiştirilir. Yukarıda anlattığımız gibi garanti kapsamında bir sorun yaşamamış iseniz bir daha bu sorunu yaşamamak için nelere dikkat etmeniz gerektiği de ortaya çıkar. Yani her halükarda müşteriye aldığı ürünün üreticisi bilgi aktarır ve sonrası için güven uyandırır.

Tüm bu bilgiler ışığında yetkili servislerin, satış sonrası hizmetin gerektiği akü gibi otomotiv parçalarında, çok önemli olduğunu ve marka değerimize ciddi katkısı bulunduğunu söyleyebiliriz.

5. İnci Akü bünyesinde çalışanların motivasyonunu sosyal aktivitelerini arttırmak için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz. İnci Akü bünyesinde " 0 sigara içilen işyeri kampanyası" başlatıldı. Bununla ilgili süreçten bize bahsedebilir misiniz ?

İnci Akü bünyesinde kurulan bir Sosyal Aktivite Kulübümüz var. Bu kulüp farklı departmanlardan birleşmiş arkadaşlarımızla insan kaynaklarının önderliğinde giden bir grup. Bizim hedefimiz her ay farklı çalışmalar yapmak. Her yıl paintball turnuvaları, tavla turnuvaları, masa tenisi turnuvaları, bowling turnuvaları düzenliyoruz. Bu çalışanlarımızın birbirleriyle iletişimlerine katkıda bulunduğu gibi bir takım çalışması örneğini de oluşturmaktadır. Böylece iş süreçlerimiz de yalnız iş ortamında oluşan ilişkilerle değil iş ortamından sonra oluşan ilişkilerle daha sıkı birlik beraberlik içinde yürüyor.

"0 sigara içilen işyeri kampanyası" ile ilgili Sigarayı Bırakma kampanyası başlattık. Fabrika sınırları içinde her yerde sigara içilmesi yasak. Yine bırakan çalışanlarımızla ilgili takip sürecimiz var. İnci Akü olarak işe alımlarda sigara içmeyen kişiler bizim için öncelikli.

6. Birçok çalışanınıza iş hayatını ve sosyal hayatı bir arada veriyorsunuz. İnci Akü’de çalışanlarınız hem işini yapıyor ve aynı zamanda yararlı bir sosyal hayat yaşıyor. Bunun çalışanlarınıza ne gibi katkıları oluyor ?

Verimlilik artıyor çünkü birbirini seven ve birbirine güvenen insanların yaptığı işlerde daha rahat olduğu görünüyor. Takım çalışması artıyor. Bir kişinin yetmediği işte diğeri yardımcı oluyor, destek veriyor. Güvenle beraber severek çalışan hem sosyal hem iş arkadaşları daha verimli çalışmaları beraberinde getiriyor. Bunun ile ilgili okumuş olduğum bir kitapta (Güven’in hızı)" Bir ortamda güven arttığı zaman verimlilik artıyor maliyet düşüyor. Güven düştüğü zaman verimlilik azalıyor maliyet artıyor" vurgusu vardı bu bizim için de çok önemli. İnci Akü'de kurumsal ama aynı zamanda da aile sıcaklığını hiç kaybetmemiş bir ortam var.

7. Kitaba yatırım insana yatırımdır diyoruz. İnci Akü'nün bünyesinde oluşturulan kütüphane ile ilgili süreçten bahsedebilir misiniz?

Kişilerin kendini geliştirmesi aslında kendi yapmak istedikleri ile başlıyor en başta ama biz burada eğitime çok önem veriyoruz. Kitap okumak yönetim kadromuz için bir artı. Bizler kitap okumayı çok seviyoruz ve çok okuyoruz. Kitap okumayı çalışanlarımız arasında da yaygınlaştıralım istedik. Kitap okumanın en başta kişisel gelişimizi sağladığını düşünüyoruz bu çalışanlarımızın hem aile yaşantılarına hem de işine etki ediyor tabiî ki. Geçtiğimiz yıllarda İnci Akü Kütüphanemizi kurduk. İlk olarak 70-75 kitapla başladık şimdi kütüphanemizde 70’i İngilizce olmak üzere 400 den fazla kitap var. Bu kitaplar roman,  kişisel gelişim ve çocuklara yönelik olmalarıyla çok çeşitli ilgi alanlarına hitap ediyor. Kütüphane içeriğinin belirlenmesinde çalışanların talepleri ve kitap piyasasında son dönemin en çok ilgi uyandıran çalışmaları göz önünde bulunduruluyor. Sadece kendileri için değil çalışanlarımızın çocukları için de kitaplar var. Çalışanlarımız, çocukları ve aileleri için de kitapları alıp evlerine götürebiliyorlar.Geri dönüşümü nasıl oldu bu uygulamanın?

Herkes çok memnun bu uygulamadan. Bu uygulama çalışanlarımızın gelişiminin ve dünya görüşlerinin artmasında çok etkili oldu. Yine kitapların okunmasının ardından kitapların özetini çıkarıyoruz ve birbirimize sunuyoruz. Birçok kurumsal firmada çalıştım fakat bu uygulama İnci Akü’ye özel. Hep beraber yapılmış çok güzel bir uygulama.

8. Starter aküler haricinde endüstriyel aküler de üretiyorsunuz. Bu konuda bilgi verir misiniz?

Endüstriyel akülerde de son teknoloji ile üretim yapan İnci Akü San.ve Tic.A.Ş ,  tüm markalara uygun, istenen güç ve ölçülerde forklift, transpalet, istif makineleri, çekici, yer temizleme makineleri, golf arabaları ve lokomotifler için traksiyoner aküler ile, telefon santralleri, enerji üretim santralleri, DC enerji santralleri, kesintisiz güç kaynağı ve tekneler için stasyoner akü üretmektedir.

Traksiyoner akülerin en yoğun kullanıldığı forkliftler, gerek çevresel faktörler gerekse kullanımda elde edilen ekonomi dikkate alınarak, mazotlu ya da lpg’li sistemden akülü sisteme dönmektedir. Bu sektördeki gelişimi yakın takip ediyor ve özellikle sektör için çok önemli olan teknik servis alanındaki ihtiyaçlara hızlı çözüm bulmak adına Türkiye’de bölgesel yapılanmalara gidiyoruz.

Ayrıca Telekom, Yenilenebilir Enerji, Marine ve UPS sektörlerinde ağırlıklı olarak kullanılan, VRLA diye tabir ettiğimiz Valf ile Regüle Edilen akülerin de üretimini yapmaktayız. Türkiye için yeni olan bu teknoloji ile üretilen akülere olan talep, gerek Telekom sektöründe gerekse Yenilenebilir Enerji sektöründe yaşanan gelişmeler çerçevesinde, önümüzdeki yıllarda hızla artacaktır.

9.Türkiye' de İnsan Kaynakları alanında gerçekleşen değişim süreci ve rekabet ortamında var olabilme adına İnci Akü olarak yapılan projeler nelerdir bahsedebilir misiniz?

İnci Akü olarak Kariyer planlamasının, kuruluş için değerli çalışanların elde tutulmasında çok önemli bir işlevi olduğunun farkındayız. Kişilere yeni görevler, sorumluluklar ve mesleki gelişim fırsatları yaratıyoruz. Bu sayede hem çalışanlarımız aynı işi yıllarca yapıp monoton bir döngüye girmemiş olmakta hem de şirketimiz birden fazla konuda yetkin bireylerle çalışmanın avantajlarını yaşamaktadır. Yani aynı işe farklı bakış açıları ile yaklaşan çalışanlarımız problemlerin çözümünde çok daha etkin olabilmektedirler.

Kısacası, şirketimiz insana yapılan yatırımın en önemli yatırım olduğunun bilincinde ve bu politika çerçevesinde çalışanlarına kişisel ve mesleki gelişimlerini destekleyen tüm olanakları önlerine sunmaktadır. İnci Akü’nün bulunduğu konum bu politikanın ne kadar geçerli olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

İnci Akü olarak insana ve çevreye önem veriyoruz. İnci Akü'nün 25.yılında Ege Orman Vakfı ile ortaklaşa bir çalışma ile İnci Akü 25. Yıl Hatıra Ormanı kapsamında Bornova Laka mevkii de 10bin fidanlık bir orman oluşturuldu. İnci Akü Ormanlarında bugüne kadar toplam 62.239 ağaç doğaya kazandırılmıştır. Ayrıca ISO 14001 Çevre Yönetim Belgemiz ve ISO 18001 OHSAS iş sağlığı iş güvenliği belgemiz hep en iyisi olduğumuzun kanıtı. İnci Akü kütüphanemizden de bahsetmiştik, ayrıca bir ritim grubu ve koro kurduk. İzmir devlet senfoni orkestrası ile beraber 25 Eylül’de İnci Akü’nün 25. yılı kutlamalarında Okay Temiz ile sahneye çıktık. İnci Akü’nün 25. yıl marşı premierini çalışanlar olarak biz yaptık.

10. Kariyer ve Yönetim kulübü hakkında ne düşünüyorsunuz ?

Öğrencilerin birlikte yaptıkları çalışmaların hep destekçisi olmuşumdur. .Öğrencilerin kişisel gelişmelerine böyle kulüplerin katkıda bulunduğuna inanıyorum. Kulübünüzün çalışmalarının takipçisi ve destekçisiyim.

 
Ömer EKİNCİ ile Röportaj Gerçekleştirdik PDF Yazdır e-Posta

  

                                                                      omerekinci

 
Kulübümüzün Basın-Yayın Takımı tarafından bu yıl Sanayi Bakanlığı tarafından Türkiye 'nin En Genç Girişimcisi Ödülü 'ne layık görülen Sayın Ömer EKİNCİ ile dolu dolu bir röportaj gerçekleştirildi.

1) Ömer Ekinci kimdir? Bizlere biraz kendinizden bahseder misiniz? 

1984 yılında Erzincan’da doğdum. 92′de büyük Erzincan Depremi’ni yaşadım, 97′de ailemle İstanbul’a göçtük, 98 yılında liseye başladım ve aynı yıl küçük yazılımlar geliştirip küçük işyerlerine satmaya başladım. 2002 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni kazandım ve aynı yıl büyük bir yazılım şirketine kendimi zorla işe aldırdım. 2004 yılında oradan ayrılıp, bir başka firmaya bağlı olarak araç yazıcısı imal etmekte olan mucit babamı ikna ederek babamla birlikte girişimci olduk ve Desnet ismiyle üretime başladık. 2005 yılında kendi yazıcı markamız olan Destech’i geliştirdik. 2006 yılında Desnet’den sonraki ikinci şirketim olan Vodera’yı Bluetooth ile Reklam ve Pazarlama çözümleri geliştirmek üzere kurduk. 2007 yılında Desnet olarak ilk global markamız olan Printooth adında Türkiye’nin %100 yerli yazıcısını ihracata yönelik geliştirdik ve 12 ülkeye ihraç ettik. 2008 yılında 40 kişilik bir ekibe ve Desnet olarak kendi alanının en büyük şirketleri arasına girme başarısına ulaştık. Üretimimizin tamamını Türkiye’de yapıyoruz. 2009 yılında çeşitli televizyon, gazete ve dergilerde yayınlanan röportajlardan sonra üniversitelerde üniversitelerde inovasyon, girişimcilik ve pazarlama üzerine konferanslarda konuşmalar yaptım. Aynı yıl Ulaştırma Bakanı Sn. Binali Yıldırım’ın elinden 2009 Yılın Genç Girişimcisi ödülüne layık görüldüm, yine aynı yıl İstanbul’da bir özel üniversitede İşletme bölümünde Sektörel Çözümlere Giriş 1 adında bir ders verdim. Diğer yandan Young CEO Club İş Dünyasından sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi olarak girişimciliği aşılamak için çalışmalar yapıyoruz.


2) Staj deneyiminiz var mı? Stajın öğrencilere katkısı konusundaki fikirleriniz nelerdir? 

 
Arkadaşlarımıza tavsiyem asla naylon staj yapmasınlar, staj için kendilerine katkı sağlayacak (dikkat edin büyük / küçük şirket demiyorum) bir şirkete girip oradaki her şeye burunlarını soksunlar ve patronlarını şoke etsinler. Emin olun okuldan sonra iş aramalarına gerek kalmayacak.
 

3) Yazılıma ve teknolojiye ilginiz nasıl ve ne zaman başladı? 
 
Sonuç olarak o yazıcıları önce Türkiye’de, sonra da dünyada bir marka haline getirdik. Gece gündüz uyumadan çalışarak bunu başardık. Babam benim işime hiç karışmadı, çünkü kendime çok güveniyordum ve onun da bana güvenmeye ihtiyacı vardı. Ben de onun işine hiç karışmadım. Gece gündüz durmadan duraksamadan çalıştık ve sonunda başardık. İşler biraz büyümeye başlayınca da pazarlamaya olan merakımdan dolayı, babamın da izniyle kendi işimi, Bluetooth ile reklam ve pazarlama çözümleri sağlayan Vodera Türkiye’yi kurdum. Bunu yaparken reklamcıların teknolojiden, IT’cilerin de pazarlamadan anlamadığı gerçeğinden yola çıktım ve reklam ve pazarlama sektörüne teknolojik çözümler geliştirmek üzere Vodera’yı kurduk. Vodera çok hızlı bir şekilde başarılı oldu, Eurovision Şarkı Yarışmasına sattığımız bir proje ile Eurovision’un gerçekleştirildiği ülkelerde (Finlandiya, Sırbistan ve Rusya) iletişim altyapısını kurduk. Bu proje uluslarası arenada adımızı duyurdu.

Bugüne geldiğimizde Desnet ve Vodera olarak 40 kişilik bir ekibin başındayız. Babam hala kendi işini yapıyor, ben de hala satış ve pazarlama başta olmak üzere yönetimsel organizasyonları yönetiyorum.


4) Hayallerinizde bugünkü başarıyı yakalamak ve ilkleri gerçekleştirmek var mıydı? Her şey hayal etmekle mi başladı? 

Ben staj kelimesine inanmıyorum, o yapılan da aslında normal bir çalışan olmaktan farklı değil. En azından Desnet Yazılım’a veya Vodera’ya staj başvurusuyla gelen arkadaşlarımıza normal çalışanlarımızdan farklı bir şeyler yaptırmıyoruz. Aynı şekilde müşteriyle temas ediyorlar, projelerde yer alıyorlar. Tek farkları 5 gün değil 3 gün çalışmaları.
Benim teknolojiye ilgim ve bütün girişimciliğim babamla başladı. Babamın mucitliği muhteşemdi, istediğiniz her konuya teknolojiyi kullanarak çözüm bulabilir. Tek bir eksiği vardı, o da yaptığı ürünleri satmak, pazarlamak, tanıtmak, şirket kurmak, markalaşmak vs. yani bir anlamda yönetimsel beceriler. Bu eksiklerinden dolayı da babamın geliştirdiği ürünleri başka firmalar üzerine tek bir ekleme yapmadan kat kat fazlasına satıyorlardı. Bu da bana çok dokunuyordu. Kararımı verdim, “Babamın ürettiği ürünleri hakkına ve değerine ulaşmasını sağlayacaktım. Beni motive eden şey bu oldu. Zaten tüm iş hayatımı motivasyonla besledim, rekabetle besledim. Bunlar olmasa başarılı olamazdım.  

Benim başarılı olmam esasında mucizeydi, yani öyle başarı beklenen bir çocuk değildim. Ama güzel bir şey görünce, bir başarı görünce heves ederdim. Ben de yapabilir miyim? derdim. Haddimi hiçbir zaman bilmedim, ben neden yapamayayım ki Dedim. Evet gerçekten de neden yapamayayım ki?

Yapardım.. ve yaptım.. Çok şükür Allah mahcup etmedi.


 
5) Çalışma yaşamınız boyunca yapmak isteyip de yapamadığınız bir durumla karşılaştınız mı? Engeller söz konusu olduğunda nasıl bir strateji izlersiniz? 

Bir işi yapana kadar, son saniyesine kadar terimin son damlasına kadar uğraşırım. Ama sonuç olumlu değilse hemen yeni bir yol planı yaparım. Asla başarısızlığa takılı kalmam. Çünkü asıl başarısızlık vazgeçmektir. Engeller normal insanlar içindir, benim için değil. Sizler için de değil!

Yapmak isteyip de yapamadığım bir şey olduysa da hemen arkasından ondan daha iyisini yapıp rövanşı almışımdır.

 

6) İş hayatında bugünden sonra yapmak istediğiniz projeler ve yeni fikirler nelerdir? 
 
Young CEO Club isminde bir iş grubunun İş dünyasından sorumlu yönetim kurulu üyeliğini yürütüyorum ve Girişimciliği gençlere sevdirmeyi amaçlıyorum.

Onun dışında iyi iş fikri olan gençlere hem yatırımcı hem koç hem de ortak olacağım. 10 yıl sonra 10 başarılı ve tutmuş girişimin ya sahibi ya ortağı ya yatırımcısı ya da koçu olma hedefim var.

E-Ticaret yapmaya başlıyoruz yakında. http://www.gucelinde.com isminde bir e-ticaret projemiz yayına girdi.


 
7) Kariyer ve Yönetim Kulübü hakkında neler düşünüyorsunuz? Öğrenciler açısından değerlendirir misiniz?             

İki yıla yakın bir süredir Türkiye’nin çeşitli yerlerinde üniversitelerde çok sayıda konferansa gittim. Kariyer ve Yönetim Kulübü benim gördüğüm en başarılı, en akıllı ve en bilinçli 3 kulüpten biri. Sizin röportajınız diye söylemiyorum zaten bu söylediklerimi

Tebrikler, bütün kalbimle sizin yanınızdayım.

S. Ömer Ekinci
Desnet Yazılım & Vodera Türkiye Yönetici Ortağı

http://www.omerekinci.com da da yazmıştım daha önce. Geldiğimde de zaten şaşırmıştım, binanıza, yaptıklarınıza ve vizyonunuza. Ben bir kulüpte görev almaktansa bir şirkette staj yapmayı her zaman yeğlemişimdir. Ama sizin kulüp beni bu fikirden cayacak noktaya getirdi.http://www.omerekinci.com
http://twitter.com/omerekinci
http://facebook.com/omerekinci
http://friendfeed.com/omerekinci

         
 

                                                                              Teşekkürler…

 
İlker Kaldı PDF Yazdır e-Posta


    

   




    İzgören&Akın Eğitim ve Danışmanlık Akdeniz Bölge Sorumlusu Sayın İlker Kaldı 'yla 9. kez düzenlenen Kariyer Kongresi'nde kendi yaşamı ve kariyeri üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

ilker_kaldi

 

 

Merhaba İlker Bey.Bize kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?

1970 yılında doğdum.Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdim.Daha sonra yargıç olarak 14 ay Tunceli 'de görev yaptım.Ardından silahlı bir saldırıda yaralandığım için yargıçlıktan ayrıldım ve TBMM de danışman olarak çalışmaya başladım.Sonra danışmanlığını yaptığım parti iktidara gelince Başbakanlık Danışmanı oldum.Asıl uzmanlık alanım siyasal iletişim olduğu için farklı bir kaç Başbakanla da çalıştım.Ancak bir süre sonra bu görevimden de istifa ederek Antalya da avukatlık yapmaya başladım.Sonra da eğitim alanına girdim.Bu arada Hyundai Otomotiv firmasında Kalite Yöneticiliği yaptım.Halen İzgören&Akın firmasında Akdeniz Bölge Sorumlusu olarak görev yapıyorum.Aynı zamanda beden dili, liderlik, iletişim, takım çalışmaları gibi konularda eğitmenlik yapıyorum.

Kariyer yolculuğunuzun rotasını belirlerken kriterleriniz neler oldu?

En başından yargıçlık yaptığım zamandan beri benim temel olarak yapmak istediğim şey insanların hayatında fark yaratmaktı.Bunun adını koymam 30lu yaşlarda oldu ama bu düşüncem hep vardı.İnsanların kendi yaşamlarında olumlu doğrultuda istedikleri noktaya gitmelerinde yada kendi haritalarını çizmelerinde küçük bir katkım olabilirse büyük doyum alıyorum.Bütün yaşamım boyunca bu doyumu hissetmeye çalıştım, yapamadığımı düşündüğüm zamanlarda zaten o mesleği bıraktım başka meslege gectım.Şu anda yaptıgım işi dolu dolu yaptığımı düşündüğüm için çok keyif alıorum.Benim kariyerim insanların yaşamında fark yaratmaya dayalı.

Kişisel gelişim kavramına nasıl bakıyorsunuz?Gençler kendilerini geliştirmek adına neler yapabilir?

Kişisel gelişim giderek önem kazanıyor ancak sadece kişiye özel gelişim pek de faydalı olmuyor.Kişisel gelişim kavramına biz şirket olarak biraz soğuk bakıyoruz.Aslında toplumsal değişimin gerçekleşmesi lazım bu da kendimizi geliştirmenin yanı sıra geliştirdiğimiz özelliklerimizin bizimle sınırlı kaldığı,en yakın çevreyle dahi paylaşmadığımız noktada o sadece bizim için bir bilgi yığını olacaktır.Kişi kendini farklı kılsa da toplum değişmediği için bir anlam ifade etmez.İlk olarak yapılması gereken özgür düşünebilmeyi sağlayacak şekilde hareket etmek.Bunun olması için de kişinin sağlam hayalleri,değerleri olması gerekir.Birey hayatına yön verecek 15- 20 hayalini belirlemeli ve bunlar üzerine belirli bir süre düşünmelidir. Bu hayaller kimi insan için diğer insanlara yardımcı olmak kimisi için para kimisi için inançları olabilir.İşte insanın ne kadar çok değeri varsa insanın hayata o kadar çok tutunacak dalı , pusulası var demektir.Yaptığınız her davranışı o değerlerin ölçeğine vurduğunuzda insan kendini sorgulamaktan kurtulur.Değerleri oluşturmak bu açıdan çok önemlidir.Daha sonra yapılacak şey geleceğe ilişkin hayal kurmak, kendinizi 5 -10 yıl sonra nerede göreceğini tasarlamak ve sonra hedefleri ortaya koymak gerekir.Çünkü hayal ulaşılması gereken birşey değildir,insanı ayakta tutan şeydir. Fransızların ünlü bir atasözü var.'Yıldızlara dokunamazsınız ama karanlık gecelerde yıldızlar size yol gösterir.'

Tıpkı onun gibi uğruna mücadele edeceği bir hayali olmalıdır.Önemli olan diğer nokta hedeflerin somut olmasıdır. Sadece hayalle yaşanması mümkün değil ; hedeflerin net , açık ve tatminkar bir şekilde belirlenmesi çok önemli.Hedefler belirlenirken insan tamamen kendisiyle iletişime geçmeli, kendisine nasıl mutlu olacağını sormalıdr. Ben kendimi hukukçu olmaya programlamıştım ancak yargıçlık görevimi yaparken son derece mutsuzdum.Ne zaman ki gerçekten ne istediğimi farkettim o zaman herşey peş peşe geldi.Ayrıca kişisel gelişim konusuna dönersek yapılan araştırmalar günümüzde iletişimin önemini açıkça ortaya koyuyor.İş yaşamında başarılı insanların başarılı olmasınnn en büyük sebebi yüzde 75 iletişime açık insanlar olmalarıdır.

 

Yargıçlık,danışmanlık,otel yöneticiliği ve eğitmenlik gibi birçok sektörde faaliyetleriniz olmuş.Meslek seçiminde neleri temel aldınız?

Beni mutlu edecek işi buluncaya kadar arayışım devam etti.Amerika 'da insanlar 7 senede bir sektör değiştiriyorla ; burada dikkat edilmesi gereken insanların iş değil sektör değiştirmeleridir.Örneğin doktorluk mesleği yapan bir insanın birden kendini halkla ilişkiler müdürü olarak görebiliyor.Ben meslek değiştirdiğimde en yakın çevrem ailem başta olmak üzere herkes büyük tepkiler gösteriyordu.Ancak burda önemli olan benim kendimi iyi hissedeceğim işi yapmak , o işi her detayıyla öğrenmekti.Kendimi yeterli görmediğim,artık yardımcı olamayacağımı düşündüğüm noktada meslek değiştiriyordum.Eğitmenlik ve danışmanlıkta da böyle hissedersem yine başka bir alana geçebilirim.Ancak bu değişimlerin getirdiği bazı sorumluluklar var.Seçtiğiniz işi iyi öğrenmek için çok çaba göstermelisiniz ve herşeyin baştan başladğını kabul etmek gerekir.Bir işte ustayken başka bir işte çırak durumuna düşüyorsunuz.İşte insan bunları göze aldığında çok farklı sektörlerde farklı birikimler elde ediyor.Tabiki meslek değiştirirken evli olduğum için ve yeni bir meslek ekonomik kazanç olarak da geriye gitmek olduğu için onların onayını almak gerekiyordu.Ancak ülkemizdeki çok büyük yeteneklerin,değerlerin körelmesinin nedeni bazı alanlarındaki engelleri nedeniyle kaybolup gitmeleridir.İnsan bazı zorlukları göze alarak birşeyler yapmaya çalışmalıdır.

 

Hayatınızda örnek aldığınız kişi yada kişiler kimlerdir?Ve sizi hangi yönleriyle etkilediler?

Örnek aldığım bir çok insan var.Bunlardan bir tanesi babam.Çok çalışkan biriydi,beni ve kardeşimi şöforluk yaparak çok büyük fedakarlıklarla büyüttü.Onun çalışkanlığını örnek alıyorum.Annemin sıcaklığını,samimiyetini örnek alıyorum.Aile dayanışmasının ne olduğunu ve en yakınınızın aileniz olduğunu anlamama yardımcı oldu.Daha sonra patronum Ahmet Şerif İzgören'i örnek alıyorum.Bana insanlara zarar vermeden kafama göre yaşama enerjisi verdiği için örnek alıyorum.Onun nasıl davranmak istiyorsan öyle davran ancak insanlara zarar vermeden ve her zaman samimi olarak yaşa düşüncesi beni etkiledi.

 

Gelişen ve değişen dünyada siz kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz?

Özel yaşamımda çok fazla değişiklik yapamıyorum.Boş olduğum bütün anlar sevdiğim insanlarla geçirmem gereken zaman dilimleri diye düşünüyorum.En azından dünyada olup bitenlerden haberdar olmak adına ekonomik durumum elverdiği ölçüde dünyayı gezmeye çalışıyorum.Hayalim de önümüzdeki 5 yıl içinde en azından 70-80 tane ülkeyi tamamlamak.Ordaki farklı kültürleri gördüğünüz zaman ister istemez kendi yaşantınıza adapte ediyorsunuz.İşimle ilgili bütün yenilikleri takip ediyorum.Aynı zamanda kendim de eiğitim alıyorum.Son olarak 2 hafta önce İstanbul'da ' Yaratıcı Drama ' konusunda eğitim aldım.Kendimi geliştirmek adına gençlerle biraraya gelmeyi çok seviyorum.O yüzden üniversitelerden bu tarz eğitim teklifleri geldiğinde hemen kabul ediyorum.Kabul etmemin bir nedeni de kuşak çatışması yaşamak istemiyorum.Aşağıdan gelen her insan her zaman kendisinden önce gelen kuşaktan daha iyiler ve daha ileriler.Genç insanların bakış açılarını algıladığımda aslına o değişimi bir ölçüde kendim gerçekleştiriyorum.

Son olarak bir gününüz nasıl geçiyor bizimle paylaşır mısınız?

 

Her sabah mutlaka 6.30da kalkarım.Gece kaçta yatarsam yatayım bu değişmez.Daha sonra saat 8.00 e kadar gazete okuyup kahvaltı yapıyorum ve 8.00de işimin başında oluyorum.Eğitimim varsa ofise hiç uğrayamıyorum.Öğle arası mutlaka yarım saat uyuyorum.Akşamüstü olduğunda mutlaka sevdiğim insanlara zaman ayırıyorum.Geceleri de saat 11den sonra yaklaşık 02.00 ye kadar okurum.

 

Bu güzel sohbet için çok teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim.

 

 

 

 
Melih Arat PDF Yazdır e-Posta
GENÇ BİLGE: MELİH ARAT

melih_arat
10 kitap, Türkiye’de ve yurt dışında seminer çalışmaları, ekip arkadaşlarına yazarlık süreçlerinde mentorluk, her hafta İstanbul, İzmir, Ankara ve her ay Londra seyahatleri… Bütün bu temposuna ve üretimine rağmen cep telefonundan arayabildiğiniz, araya sekreterleri sokmaya ve çok çalışan sıra dışı bir insan. Melih ARAT ile çok hoş bir röportaj hazırladık.
Devamını oku...
 
Şerife İnci PDF Yazdır e-Posta

serife_eren_foto Halen İnci Akü,İnci lojistik ve İnci Sigorta şirketlerinin Yönetim Kurulu Başkanlıkları yanında 2007’den bu yana İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Cevdet  İnci  Eðitim  vakfı Mütevelli Heyet Başkanlıðını da yapan. Ayrıca Uludað İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu ve TİM(Türkiye İhracatçılar Meclisi) üyesi olan Sayın Şerife İnci ile hoş bir sohbet gerçekleştirdik.
Devamını oku...
 
Diğer Makaleler...
<< Başlat < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL