Ege Orman Vakfı 1000 Fidan
İlker Kaldı PDF Yazdır e-Posta


    

   




    İzgören&Akın Eğitim ve Danışmanlık Akdeniz Bölge Sorumlusu Sayın İlker Kaldı 'yla 9. kez düzenlenen Kariyer Kongresi'nde kendi yaşamı ve kariyeri üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

ilker_kaldi

 

 

Merhaba İlker Bey.Bize kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?

1970 yılında doğdum.Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdim.Daha sonra yargıç olarak 14 ay Tunceli 'de görev yaptım.Ardından silahlı bir saldırıda yaralandığım için yargıçlıktan ayrıldım ve TBMM de danışman olarak çalışmaya başladım.Sonra danışmanlığını yaptığım parti iktidara gelince Başbakanlık Danışmanı oldum.Asıl uzmanlık alanım siyasal iletişim olduğu için farklı bir kaç Başbakanla da çalıştım.Ancak bir süre sonra bu görevimden de istifa ederek Antalya da avukatlık yapmaya başladım.Sonra da eğitim alanına girdim.Bu arada Hyundai Otomotiv firmasında Kalite Yöneticiliği yaptım.Halen İzgören&Akın firmasında Akdeniz Bölge Sorumlusu olarak görev yapıyorum.Aynı zamanda beden dili, liderlik, iletişim, takım çalışmaları gibi konularda eğitmenlik yapıyorum.

Kariyer yolculuğunuzun rotasını belirlerken kriterleriniz neler oldu?

En başından yargıçlık yaptığım zamandan beri benim temel olarak yapmak istediğim şey insanların hayatında fark yaratmaktı.Bunun adını koymam 30lu yaşlarda oldu ama bu düşüncem hep vardı.İnsanların kendi yaşamlarında olumlu doğrultuda istedikleri noktaya gitmelerinde yada kendi haritalarını çizmelerinde küçük bir katkım olabilirse büyük doyum alıyorum.Bütün yaşamım boyunca bu doyumu hissetmeye çalıştım, yapamadığımı düşündüğüm zamanlarda zaten o mesleği bıraktım başka meslege gectım.Şu anda yaptıgım işi dolu dolu yaptığımı düşündüğüm için çok keyif alıorum.Benim kariyerim insanların yaşamında fark yaratmaya dayalı.

Kişisel gelişim kavramına nasıl bakıyorsunuz?Gençler kendilerini geliştirmek adına neler yapabilir?

Kişisel gelişim giderek önem kazanıyor ancak sadece kişiye özel gelişim pek de faydalı olmuyor.Kişisel gelişim kavramına biz şirket olarak biraz soğuk bakıyoruz.Aslında toplumsal değişimin gerçekleşmesi lazım bu da kendimizi geliştirmenin yanı sıra geliştirdiğimiz özelliklerimizin bizimle sınırlı kaldığı,en yakın çevreyle dahi paylaşmadığımız noktada o sadece bizim için bir bilgi yığını olacaktır.Kişi kendini farklı kılsa da toplum değişmediği için bir anlam ifade etmez.İlk olarak yapılması gereken özgür düşünebilmeyi sağlayacak şekilde hareket etmek.Bunun olması için de kişinin sağlam hayalleri,değerleri olması gerekir.Birey hayatına yön verecek 15- 20 hayalini belirlemeli ve bunlar üzerine belirli bir süre düşünmelidir. Bu hayaller kimi insan için diğer insanlara yardımcı olmak kimisi için para kimisi için inançları olabilir.İşte insanın ne kadar çok değeri varsa insanın hayata o kadar çok tutunacak dalı , pusulası var demektir.Yaptığınız her davranışı o değerlerin ölçeğine vurduğunuzda insan kendini sorgulamaktan kurtulur.Değerleri oluşturmak bu açıdan çok önemlidir.Daha sonra yapılacak şey geleceğe ilişkin hayal kurmak, kendinizi 5 -10 yıl sonra nerede göreceğini tasarlamak ve sonra hedefleri ortaya koymak gerekir.Çünkü hayal ulaşılması gereken birşey değildir,insanı ayakta tutan şeydir. Fransızların ünlü bir atasözü var.'Yıldızlara dokunamazsınız ama karanlık gecelerde yıldızlar size yol gösterir.'

Tıpkı onun gibi uğruna mücadele edeceği bir hayali olmalıdır.Önemli olan diğer nokta hedeflerin somut olmasıdır. Sadece hayalle yaşanması mümkün değil ; hedeflerin net , açık ve tatminkar bir şekilde belirlenmesi çok önemli.Hedefler belirlenirken insan tamamen kendisiyle iletişime geçmeli, kendisine nasıl mutlu olacağını sormalıdr. Ben kendimi hukukçu olmaya programlamıştım ancak yargıçlık görevimi yaparken son derece mutsuzdum.Ne zaman ki gerçekten ne istediğimi farkettim o zaman herşey peş peşe geldi.Ayrıca kişisel gelişim konusuna dönersek yapılan araştırmalar günümüzde iletişimin önemini açıkça ortaya koyuyor.İş yaşamında başarılı insanların başarılı olmasınnn en büyük sebebi yüzde 75 iletişime açık insanlar olmalarıdır.

 

Yargıçlık,danışmanlık,otel yöneticiliği ve eğitmenlik gibi birçok sektörde faaliyetleriniz olmuş.Meslek seçiminde neleri temel aldınız?

Beni mutlu edecek işi buluncaya kadar arayışım devam etti.Amerika 'da insanlar 7 senede bir sektör değiştiriyorla ; burada dikkat edilmesi gereken insanların iş değil sektör değiştirmeleridir.Örneğin doktorluk mesleği yapan bir insanın birden kendini halkla ilişkiler müdürü olarak görebiliyor.Ben meslek değiştirdiğimde en yakın çevrem ailem başta olmak üzere herkes büyük tepkiler gösteriyordu.Ancak burda önemli olan benim kendimi iyi hissedeceğim işi yapmak , o işi her detayıyla öğrenmekti.Kendimi yeterli görmediğim,artık yardımcı olamayacağımı düşündüğüm noktada meslek değiştiriyordum.Eğitmenlik ve danışmanlıkta da böyle hissedersem yine başka bir alana geçebilirim.Ancak bu değişimlerin getirdiği bazı sorumluluklar var.Seçtiğiniz işi iyi öğrenmek için çok çaba göstermelisiniz ve herşeyin baştan başladğını kabul etmek gerekir.Bir işte ustayken başka bir işte çırak durumuna düşüyorsunuz.İşte insan bunları göze aldığında çok farklı sektörlerde farklı birikimler elde ediyor.Tabiki meslek değiştirirken evli olduğum için ve yeni bir meslek ekonomik kazanç olarak da geriye gitmek olduğu için onların onayını almak gerekiyordu.Ancak ülkemizdeki çok büyük yeteneklerin,değerlerin körelmesinin nedeni bazı alanlarındaki engelleri nedeniyle kaybolup gitmeleridir.İnsan bazı zorlukları göze alarak birşeyler yapmaya çalışmalıdır.

 

Hayatınızda örnek aldığınız kişi yada kişiler kimlerdir?Ve sizi hangi yönleriyle etkilediler?

Örnek aldığım bir çok insan var.Bunlardan bir tanesi babam.Çok çalışkan biriydi,beni ve kardeşimi şöforluk yaparak çok büyük fedakarlıklarla büyüttü.Onun çalışkanlığını örnek alıyorum.Annemin sıcaklığını,samimiyetini örnek alıyorum.Aile dayanışmasının ne olduğunu ve en yakınınızın aileniz olduğunu anlamama yardımcı oldu.Daha sonra patronum Ahmet Şerif İzgören'i örnek alıyorum.Bana insanlara zarar vermeden kafama göre yaşama enerjisi verdiği için örnek alıyorum.Onun nasıl davranmak istiyorsan öyle davran ancak insanlara zarar vermeden ve her zaman samimi olarak yaşa düşüncesi beni etkiledi.

 

Gelişen ve değişen dünyada siz kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz?

Özel yaşamımda çok fazla değişiklik yapamıyorum.Boş olduğum bütün anlar sevdiğim insanlarla geçirmem gereken zaman dilimleri diye düşünüyorum.En azından dünyada olup bitenlerden haberdar olmak adına ekonomik durumum elverdiği ölçüde dünyayı gezmeye çalışıyorum.Hayalim de önümüzdeki 5 yıl içinde en azından 70-80 tane ülkeyi tamamlamak.Ordaki farklı kültürleri gördüğünüz zaman ister istemez kendi yaşantınıza adapte ediyorsunuz.İşimle ilgili bütün yenilikleri takip ediyorum.Aynı zamanda kendim de eiğitim alıyorum.Son olarak 2 hafta önce İstanbul'da ' Yaratıcı Drama ' konusunda eğitim aldım.Kendimi geliştirmek adına gençlerle biraraya gelmeyi çok seviyorum.O yüzden üniversitelerden bu tarz eğitim teklifleri geldiğinde hemen kabul ediyorum.Kabul etmemin bir nedeni de kuşak çatışması yaşamak istemiyorum.Aşağıdan gelen her insan her zaman kendisinden önce gelen kuşaktan daha iyiler ve daha ileriler.Genç insanların bakış açılarını algıladığımda aslına o değişimi bir ölçüde kendim gerçekleştiriyorum.

Son olarak bir gününüz nasıl geçiyor bizimle paylaşır mısınız?

 

Her sabah mutlaka 6.30da kalkarım.Gece kaçta yatarsam yatayım bu değişmez.Daha sonra saat 8.00 e kadar gazete okuyup kahvaltı yapıyorum ve 8.00de işimin başında oluyorum.Eğitimim varsa ofise hiç uğrayamıyorum.Öğle arası mutlaka yarım saat uyuyorum.Akşamüstü olduğunda mutlaka sevdiğim insanlara zaman ayırıyorum.Geceleri de saat 11den sonra yaklaşık 02.00 ye kadar okurum.

 

Bu güzel sohbet için çok teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim.